Anasayfa / Seyahat / Cüneyt Arkın hastanede

Cüneyt Arkın hastanede

Ünlü sanatçı Cüneyt Arkın'a, hastanede omurlik zedelenmesi teşhisi konuldu. 

Türk sinemasının ünlü oyuncusu Cüneyt Arkın, hareket etme zorluğu şikayetiyle başvurduğu hastanede omurlik zedelenmesi teşhisi konuldu.
Doktorlar ameliyat olması gerektiğim söyleyince, 72 yaşındaki usta oyuncu hastaneye yattı.
Arkın, rahatsızlığının sebebini çektiği filmlerde attan düşmesinden dolayı olduğunu söyledi.

Cüneyt Arkın: "Tarih filmlerini çekerken dublör kullanmadım. O zaman gençtim, rahatsızlık duymuyordum. Yaşlamnca acısı çıkıyor. diyerek sıkıntılarını dile getirdi.

Kaynak : TGRT Haber

Kendisine Acil Şifalar dileriz


Cüneyt Arkın'ı hangi filmlerinde kimler seslendirmişti?

su(1981), seslendirme : Abdurrahman Palay
son savaşçı(1982), seslendirme : Abdurrahman Palay
ölümsüz(1982), seslendirme : Abdurrahman Palay
kelepçe(1982), seslendirme : Abdurrahman Palay
gırgır ali(1982), seslendirme : Abdurrahman Palay

vahşi kan(1983), seslendirme : Abdurrahman Palay
ölüme son adım(1983), seslendirme : Abdurrahman Palay
idamlık(1983), seslendirme : Abdurrahman Palay
erkekçe(1983), seslendirme : Abdurrahman Palay
en büyük yumruk(1983), seslendirme : Abdurrahman Palay
çöl(1983), seslendirme : Abdurrahman Palay
dev kanı(1984), seslendirme : Abdurrahman Palay
deli fişek(1984), seslendirme : Abdurrahman Palay

Cemil  1975 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Cemil Dönüyor  1977 seslendirme : Abdurrahman Palay
Karateciler İstanbul'da  1974 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Sert Adam  1986 seslendirme : Toron Karacaoğlu

Vazife Uğruna  1986 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Polis Dosyası  1989 seslendirme •  Cahit Şaher
Melek Yüzlü Cani 1986 seslendirme : Pekcan Koşar
Asılacak Adam  1987 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Bırakın Yaşasınlar  1984 seslendirme : Abdurrahman Palay

Kanca  1986 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Kanun Kanundur  1984 seslendirme : Aykut Sözeri
Süpermenler  1979 seslendirme : Sadettin Erbil
Kanunsuz Kahraman  1967 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Küçük Kovboy  1973 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Haydut (eşkiya halil) seslendirme : Abdurrahman Palay


Dünyayı Kurtaran Adam 1982 : Abdurrahman Palay
Dünyayı Kurtaran Adam'ın Oğlu 2006 Zafer Ergin

Malkoçoğlu Krallara Karşı  1967 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Malkoçoğlu Kara Korsan  1968 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Malkoçoğlu Akıncılar Geliyor  1969 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Malkoçoğlu Cem Sultan  1969 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Malkoçoğlu Ölüm Fedaileri  1971 seslendirme : Toron Karacaoğlu
 
Kara Murat: Fatih'ın Fedaisi  1972 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Kara Murat Ölüm Emri  1974 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Kara Murat Kara Şövalyeye Karşı  1975 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Kara Murat Denizler Hakimi  1977 seslendirme : Toron Karacaoğlu
Kara Murat Devler Savaşıyor  1978 seslendirme : Toron Karacaoğlu
 
Battal Gazi Destanı  1971 seslendirme : Abdurrahman Palay
Battal Gazi'nin İntikamı  1972 seslendirme : Abdurrahman Palay
Battal Gazi Geliyor  1973 seslendirme : Abdurrahman Palay
Battal Gazi'nin Oğlu  1974 seslendirme : Toron Karacaoğlu

Osmanlı Kartalı 1969 : Sadettin Erbil
Büyük Yemin - 1969 Abdurrahman Palay
Kanun Gücü 1979 Abdurrahman Palay
Sarışın Tehlike 1980
Rahmet ve Gazap 1980 Zafer Ergin
Yaşamak 1988 Hayri Küçükdeniz
Yaralı Kurt(1970)Abdurrahman Palay
Dayı(1974)Abdurrahman Palay
Alınyazısı(1972)Abdurrahman Palay
İki Canbaz(1979)• Esen Günay
Babanın Oğlu(1975)Toron Karacaoğlu
Yalnız Adam(1974)Toron Karacaoğlu
Vurgun(1973)Toron Karacaoğlu
Yıkılmayam Adam(1977)Abdurrahman Palay
Baba Kartal(1978)Abdurrahman Palay
Rüzgar(1980)Abdurrahman Palay
İnatçı Gelin(1965)Abdurrahman Palay
Hayatımızın En Güzel Yılları(1972)Toron Karacaoğlu
İnsanları Seveceksin(1978)Abdurrahman Palay
Deli Yusuf(1975)Abdurrahman Palay
Kin(1974)Abdurrahman Palay
Canikom(1979)Toron Karacaoğlu
Vahşi Gelin(1978)Toron Karacaoğlu
Birkaç Güzel Gün İçin(1984)•  Cahit Şaher


Aşağıdaki videolar youtube kaynaklıdır,
bilindiği gibi youtube Türkiye'de yasaklı bir sitedir,
eğer videoları göremiyorsanız,
izlemek için lütfen aşağıda belirtilen yönergeleri izleyiniz
http://rapidshare.com/files/139338176/Youtube_Giris.rar 

winnar bilgisayarınızda kurulu değilse winrari indirip kurun,o zaman rahatlikla rar dosyalarini açabilirsiniz...
http://www.gezginler.net/modules/mydownloads/singlefile.php?download=winrar&lid=1740





Cüneyt Arkın Basın Takip
N’ayır ben hep Fahrettin’im *

1982’de gösterime girdiğinde, seyirciyi sinir krizleri ile komedi arasında getirip götüren Türkiye’nin ilk uzay filmiydi Dünyayı Kurtaran Adam. "Türkiye, Malkoçoğlu ve Kara Murat efsanelerine doymuş, artık daha süper bir kahramana ihtiyaç duyuyordu" diyen Cüneyt Arkın, senaryosunu yazdığı filmle Türk seyircisinin karşısına geçtiğinde büyük ses getirdi.

Film hiçbir türe, kalıba sokulamayacak kadar farklıydı. Neler yoktu ki; peluş giymiş canavarlar, oyuncakçıda satılan maskelerle ekranda hırlayan yaratıklar, iptidai birkaç robot. Su dolu kovaya batırıp çıkardıktan sonra Cüneyt Arkın’ın el ve ayaklarının altın pençeye dönüşmesi hafızalara kazındı. Dünyayı Kurtaran Adam kült filmler arasına katıldı. Film çekildikten sonra, "Dünyayı kurtardık ama yapımcıyı batırdık" diyen Cüneyt Arkın, 15 Aralık’ta gösterime girecek devam filmi Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu’yla geri dönüyor. 69 yaşındaki oyuncu bu kez daha da iddialı: "Dünya bir Türk uzay filmiyle karşılaşacak. Bush bu filmi seyrettikten sonra Türkiye’den böyle bir kahramanın çıktığını görünce birçok şeyden vazgeçecek. Bush bana çok mektup yazar artık."

George Arkın, Steve Arkın, Lee Arkın, Fahrettin Cüreklibatur ve Cüneyt Arkın’dınız. Kimlik karmaşası yaşamadınız mı hiç?

- N’ayır. Ben Fahrettin’im. Yakın çevrem bana Fahrettin der. O ismin içinde çocukluğum, uçurtmam, masum duygularım var. Alışamıyor insan ötekilere.

bu Cüneyt Arkın'la özdeşleşen bir replik ama aslında Cünet Arkın'ın hiç söylemediği bu sözler onu birçok filminde seslendirmiş olan Abdurrahman Palay'ın meşhur sözleri : Nayır Nolamaz

Hep korkusuz rollerdeydiniz. Gerçekte nelerden korkarsınız?

- Sakat kalmaktan çok korkarım. Bir keresinde bir sakatlık geçirmiştim, belden aşağım tutmamıştı ve sol bacağım kolum kadar incelmişti. Filmlerimi çekerken çok büyük tehlikeler atlattım. Birinde elim bileğimden koptu diktiler, sağım solum defalarca kırıldı. Bütün bunlar gece rüyalarıma girerdi tabii. Rüyalarımda sürekli atlayıp zıpladığımı, at üstünde dört nala gittiğimi ama sonunda attan düşüp sakat kaldığımı görürdüm.

Kadınlardan korkmaz mısınız?

- Getir yüz tane, korkmam. Akıllı adam kadınlardan korkmaz mı yahu!

Siz bir ekoldünüz. Bu ekolü devam ettirecek bir adayınız var mı?

- N’ayır, olabilemez. Ben bir kahramandım. Türkiye’de belki de birkaç milyon genç benimle kahramanlıklarını yaşadı. Sinema bir yaşam biçimiydi. Düşünsenize koskoca bir beyazperdede ben gözüküyorum, şimdi küçük bir televizyon ekranında gözüküyorlar. Aynı etkiyi yapabilir mi? Bir de her şeyden önemlisi hikayeler onları kahraman yapmıyor. Benim hikayelerimde kahramanlıklar vardı.

Madem kahraman yok, torununuza Polat ismini niye koydunuz o zaman?

- Kesinlikle Kurtlar Vadisi’yle ilgisi yok. Çok sevdiğim filmlerimde adım Polat’tır. Cüneyt Arkın olabilmek için Kazak Sirki’nde at binmeyi, iki atın arasından geçmeyi öğrendim. Medrano Sirki’nde 1,5 yıl çalıştım. Geceleri adamların havlularını, şaraplarını taşıdım. Sırıkla atlamayı altı ayda öğrendim, altı yıl karate yaptım. Yaptığın bir diziyle kahraman olursun ama konu kahramanı olursun, ben yaptıklarımla kahramandım.

Dünya sinemasında kimlere hayranlık duyarsınız?

- John Wayne’ı beğenirdim çok. Robert de Niro, Jack Nicholson, Dustin Hoffman, Steve Mc Queen, Marlon Brando hepsi birer devdi. Şimdiki oyunculardan Brad Pitt ve Colin Farrell’ı beğeniyorum.

Dünya sinemasından bir Cüneyt Arkın muadili seçseniz, bu kim olurdu?

- Dünya sinemasından çok farklıyız. Dördüncü James Bond filminin yapımcısıyla tanışıp Hollywood’a gitmiştim. Dördüncü James Bond olabilirdim ama Hollywood’daki aktörler orada bir makine, bir meta gibi. İnsan tarafı yok onların.

ZAMAN SATIYORUM ARTIK

Çapkın mısınız? Yoksa bu soruyu çapkın mıydınız diye düzeltmeli miydim?

- Filmlerimde Bizans vardı, kraliçeler vardı, şimdi yok.

Olmaz mı Bizans’ın álásı var şimdi?

- Tabii, tabii. Ben setlerde onları sabah makyajsız görüyorum.

Hayır diyen kadınlar oldu mu size?

- Niye olmasın. N’ayır demedi belki ama belli ettiler. Çapkınlık yapacak vaktim olmadı zaten. Papaz da değildim ama götür hesabıydı.

Burasını pek anlayamadım!

- Evli değildim o zaman bekárdım.

Cüneyt Arkın olmanın bedeli neydi?

- Delikanlılığımı, gençliğimi yaşayamamak. Bayramlarda bir gün izinliydim sadece. Sağlıklıydım, fena da değildim, oburca yaşayacağım, dört nala sevişeceğim yerde ben sadece çalışıyordum.

Doya doya yaşayamadım, sevişemedim diyorsunuz yani?

- Sizin fikriniz o. Toptancıyım dedim.

Akıllı adam kadından korkar dediniz ama "Götür hesabı, toptancı" lafları başınıza iş açmasın...

- Ben karıma hayranlık duyarım. Cüneyt Arkın taşınması kolay bir adam değildi ama o beni bir mağara devi gibi yıllarca taşıdı. Bir başkası olsa Bakırköy’e yatırırlardı.

Kendinizi yaşlı hissediyor musunuz? Yaşlanıyorum diye telaşlanıyor musunuz?

- Yaşlı hissetmiyorum ama yaşlılık organik olarak başlıyor. Haftada birkaç kez zihmin paslanmasın diye matematik problemleri çözüyorum. En yakın arkadaşım bile olsa, yanında kendimi iyi hissetmediğimle görüşmüyorum: Ya iyi hissetmeliyim ya da yeni bir şeyler öğrenmeliyim. Toplasan 10 yıl daha ömrüm var. En iyi şekilde değerlendirmek istiyorum. Dizi ya da film teklif ettiklerinde, kaç gün sürecek diye soruyorum. Çünkü ben artık zaman satıyorum.

Filmimiz insan kokuyor

Dünyayı Kurtaran Adam komedi filmi olarak çekilmemişti, kültlüğü de oradan geliyordu zaten. Filmin fanatikleri, filmin devamını komedi yaptığınız için onlara ihanet ettiğinizi düşünüyor.

- Türk menkıbelerindeki kahramanların özelliklerinden biri alaycı olmalarıdır. Nasreddin Hoca’ya bakın, bütün acıları, olumsuzlukları şaka yoluyla hicvediyor, sebep olanlardan intikam aldığı gibi kendisi de rahatlıyor. Bu filmde komedi var ama trajediler de var.

Peki, fanatikler Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu’na, "Babanı da al git" derlerse ne olacak?

- Yok demezler öyle, gençler anlayışlı.

İlk film yıllardır kült filmler festivalinde gösteriliyor. Yeni film dünyada ses getirecek mi sizce?

- Elbette getirecek. 300 kopya çıkıyor. Bush, dünyanın canına okuyacağım, diyor. Ama sanal olmayan ve insanlıktan türemiş insanüstü bir güçle, Türk dünyayı kurtaran adamıyla karşılacak. O zaman belki de, benim ordum da gücüm de buna yetmez deyip, birçok şeyden vazgeçecek. Bush, bana çok mektup yazar.

UÇARKEN KAPIMIZIN NUMARASINI DÜŞÜNÜRDÜM

İlk filmden sonra, "Dünyayı kurtardık ama yapımcıyı batırdık" demiştiniz. Tarih tekerrür etmeyecek değil mi?

- Bugüne kadar 400 film çektim, bu film için çok iddialı ve heyecanlıyım. Slogan olarak diyorum ki; Batının Batman’i, Süpermen’i, Örümcek Adam’ı varsa Türkiye’nin de Dünyayı Kurtaran Adam’ı var. Türk insanı huzur içindedir. Süpermen’e bakıyorum doğuştan üstün yetenekleri var, Batman zenginlik içinde teknolojiyi kullanıyor, Örümcek Adam’ın genleriyle oynanmış. Ama Dünyayı Kurtaran Adam insandı. Doğuştan süper gücü yok ama insanlığını kullanarak süper gücü elde etti.

Evet iki ayağına koca koca taşlar bağlayıp, kayadan kayaya atladı. Bir kovaya elini sokup çıkarınca altın pençeleri, elleri ve ayakları oldu, düşmanları yendi!

- Karatede ayaklarınıza yarım kilo taş bağlar yürürsünüz. Sonra onları çıkarınca kuş gibi hafifler uçarsınız. Ben de öyle uçtum. Dünyayı Kurtaran Adam’ın acılara dayanma gücü vardı. Şimdiki gençler gibi antidepresan almıyordu.

Bu filmde dünya çapında teknoloji kullanıldığını söylüyorsunuz. Ama Matrix için "Her şeyi teknoloji kullanarak yapıyorlar, bizim millet cesaret görmek ister" demiştiniz.

- Aynı şey değil. Çektiğimiz filmde her şey kararında. Matrix’te Mesih’i anlatıyorlar ve o film postmoderndir. Onlara göre dünyada doğru yok, gerçek yok, her şey sanal. O film postmoderniteyi temsil ettiği ve hiçbir şekilde insan olmadığı için kesinlikle bizimkiyle aynı şey değil. Filmimiz insan kokuyor. Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu insan. Seviyor, üzülüyor, kırılıyor, acı çekiyor.

Eski filmlerinizde teknoloji yoktu. Burçlardan burçlara atlayıp, ölüme nanik yapıyordunuz. Ölmekten korkmadınız mı hiç?

- Hayır. Tehlikeli sahnelerde evin kapı numarasını aklımdan geçiriyordum.

Konsantre olmak için herhalde.

- Evet. Ama bir ara taşınmıştım. Önceki kapı numaram 8’di, sonra taşındığım evin 6. Bazen havada uçarken hangisiydi acaba diye karıştırırdım.

İki film arasında teknolojiyi saymazsak, başka ne farklar var?

- Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu’nun çekimleri iki yıl sürdü. Çok para harcandı. Eskiden olsa ben o harcanan para ve zamanla 100 Türk filmi yapardım. Dünyayı Kurtaran Adam bir ayda bitmişti. Geceleri kostümleri, dekorları hazırlar ertesi gün çekimleri yapardık. Biri mahalleyse, diğeri kıta yani.

Güzellik yarışması kontenjanından bir soru sorayım. Dünyayı gerçekten kurtarmaya muktedir olsanız, kimden ve neden kurtarırsınız?

- Gelmiş geçmiş bütün siyasetçilerden kurtarırdım. Ama onları yok etmezdim, temiz bir dayak çeker bir güzel terbiyelerini verirdim.

Hürriyet
 





Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!